Sosyal Medya ve Başımıza Açtıkları

Bahar Ceren Toksöz / ceren@haberinizi.com

Hayatımız bilgisayar ve akıllı telefonlarla geçiyor. Sohbete zaman kalmadı klişeleriyle sizleri sıkacak değilim ancak konuşmak yerine yazışmayı daha çok sever olduğumuz aşikar. Neyse konumuz, yazışmak değil, sosyal medyada geçirdiğimiz zaman, paylaşımlarımız, beğenilerimiz, takipçilerimiz.

Sizlere sosyal medyayla ilgili duyduğum, gördüğüm, yaşadığım, bana anlatılanları yazmaya çalışacağım. Hepinizin malumudur ki, sosyal medyada profili olmayana garip bakılan zamandayız. Bu daha ne kadar ileriye gider, daha nasıl platformlar kurulur bilinmez ama bizi sosyal medyayla tanıştıran bildiğiniz gibi facebook oldu. Amerikalı bir üniversite öğrencisinin okulundaki arkadaşlarıyla irtibat kurmak için yarattığı bir paylaşım sitesiyken, şu an borsada işlem gören dünya devi bir şirkete dönüştü. Kim bu işten ne kadar kazandı bilemem ama ben facebook’u seviyorum. Her ne kadar instagram tahtını sallasa da ne de olsa facebook bizim ilk göz ağrımız.

Her geçen gün isimlerini doğru düzgün telaffuz dahi edemediğimiz bir sürü platform açılmaya devam ediyor. Artık profiliniz çok önem taşıyor. Özel profil fotoğrafı çektirenler bile var. Doğrusu budur belki de. Ama sosyal medya dipsiz bir kuyu gibi. Nerede, kiminle ne yaptığınız ne yediğiniz ne içtiğiniz ne giydiğiniz, kediniz, köpeğiniz, bebeğiniz, aileniz… Sizinle ilgili tüm fikirleri profiliniz ele veriyor. Tüm bunları, tüm detaylarıyla paylaşmak ne derece doğru tartışmaya oldukça açık bir konu. Ancak sanırım kendimize engel olamıyoruz. Paylaşmadan duramıyoruz. E takipçi sayısının çok olması peşinden bir de parayı getirince, ünlü ünsüz birçok kişi yeni yeni sayfalar açmaya devam ediyor ve bu uzun süre böyle devam edeceğe benziyor.

Bu madalyonun bir yüzü. Tamamen gerçek ve kişisel hesaplar yanı sıra fake (sahte) hesaplar da oldukça fazla. Benim şahsen aklım pek almasa da günlük hayattan siyasete uzanan geniş bir yelpazede fake hesaplar baya bir işe yarıyor. Eski sevgiliyi stalklamaktan (gizlice takip etmek) tutunda, siyasi rakibinizi karalamak için en uygunu fake hesaplar.

Görselliğin ön planda olduğu facebook ve instagram dışında, fikirlerin ya da sosyal sorumluluğun hatta devlet birimlerinin halkı bilgilendirmek için kullandığı bir başka hesap twitter. Zamanla öyle güçlü bir platform haline geldi ki açılan tagler (etiket) ciddi sonuçlar getirebiliyor.

Twitter özellikle yardımlaşma, paylaşma ve maalesef istismar konularında oldukça güçlü. İnsanlar gerçek fikirlerini pek özgürce paylaşamasalar da yine de olacakları göze alarak, fikirlerini açıkça paylaşanlar da var.

Ne diyelim daha özgür olabileceğiniz platformlara kavuşmak dileğiyle.

Gelelim sosyal medyanın bir başka özelliğine. Oldukça fazla eş bulma sitesinin bulunduğunu ve çok sayıda insanın bu sayede tanışıp, evlendiğini biliyor olmalısınız. Sosyalleşemeyen buna vakti ya da nakdi olmayan kişiler sosyal medyada iletişim peşinde de diyebiliriz. Yeni insanlar tanımak oldukça hoş olsa da dezavantajlarını yok saymamak gerekiyor. Taciz sosyal medyanın kötücül yüzü. Dolandırıcılar da diğer yandan kol geziyor. Arkadaşlığını kabul etmediğiniz ya da mesajlarına cevap vermediğiniz kişiler çirkinleşebiliyorlar. Hasta ruhlu insanlar kafayı takabiliyor. Ünlü marka isimlerini ya da ünlü insanların isimlerini kullanarak sizi yanıltıp, ürün satamaya çalışabiliyorlar veya dolandırıyorlar. Çocuk istismarından bahsetmek dahi istemiyorum. E her şeyin bir kusur var. Ama bana göre uygulamaların en güzel yanı istemediğiniz kişilerin silinip, engellenebilmeleri.

İlk yazı için bu kadar yeter sanıyorum. Elimden geldiğince sizlerle sosyal medyanın eğlenceli taraflarını paylaşmaya çalışacağım. Umarım şu ortamda bunu başarabilirim. E ne de olsa son günlerde dünyadan gelen haberler çok da iyi değil.

Daha mutlu haberlerde buluşmak umuduyla şimdilik hoşça kalın.