Suçlu Bulundu. Tabii ki 2020!

Ayfer Küçükkahveci / ayfer@haberinizi.com

2020 bitebilir mi artık? Hep beraber bir uykuya dalsak ve gözümüzü açtığımızda çok daha güzel bir yıla başlasak. Bu mümkün mü acaba? Değil biliyorum da acılar artık son bulsun istiyorum. Daha kötü ne olabilir derken, her sabah başka bir felakete uyanıyoruz.

Korona virüs ilk başlarda panikletti tüm dünyayı. Herkes kendini güvenceye almaya çalıştı. Sonra bakıldı ki evet insanları öldürüyor ama geride kalanları daha kötü etkileyecek durum. Ekonomiler çöküyor. Koca koca ülkeler bir yandan patır patır ölen yurttaşları için çözüm ararken diğer yandan paranın derdine düştü. E mecburen normalleşmek zorunda kaldık. Nasıl normalse?

Kontrol altına alınamayan ve gidişle de zor görünen durumdan kurtulmak için, ölen ölür kalan sağlar bizimdir mantığıyla hareket etmek zorunda bırakıldık. Öyle ya ölmek, sağlıklı ve aç kalmaktan iyiydi ne de olsa.

Virüsle boğuşmamız yetmezmiş gibi virüs yüzünden olduğu söylenen ekonomik zorluklarla baş başa kaldık. İşsizlik, paramızın değer kaybı, altın ve dövizin önlenemez yükselişi derken bu kez de yarınımızı göremez hale geldik. Ne olacaktı bu memleketin hali derken, dünya savaşlarla sarsılmaya başladı yeniden.

Birçok ülkede iç savaşlar zaten sürüyor. İnsanlar göçe zorlanıyor. Evleri başlarına yıkılıyor. Evlerinden yurtlarından oluyor. Ermenistan Dağlık Karabağ ısrarından bir türlü vaz geçmiyor. Evet, bölge stratejik öneme sahip, sahipte onca günahsız insanın evini başına yıkmaya değecek kadar mı?

Bitmedi…

Depremler korku salmaya devam ederken, her yaz özellikle tatil yerlerinde olmasına alıştığımız (!) yangınlar bu kez Hatay’ı yaktı. Ardından Trabzon, Kahramanmaraş ve Osmaniye yanmaya başladı. Teröristler yaktı diye bir açıklama geldi. Hala mı diye sorası geliyor insanın. 30 yıldır aynı insanlarla savaşıyoruz. Yüzlerce şehit verdik. Yüzlerce masum insanımızı kaybettik. Neden bitirmiyorsunuz? Cevaplar buraya sığmaz sanırım.

Ülkece cinnet durumundayız. Kadın cinayetleri, çocuk istismarları aldı başını gidiyor. Açıklama yapmaya gelince mangalda kül bırakmayan büyüklerimiz, icraatta hala sıfırlar maalesef. Sosyal medya olmasa çoğundan haberimiz olmayacağı gibi, bazı kesimlerde ancak feryat yükselince harekete geçiyor.

Suçu 2020’ye atıyoruz da tüm bunları düzeltmek için kim ne kadar çabalıyor o da başka bir yazının konusu olsun.

Sevgiyle, güvenle, hep daha iyiye…