Suudi Arabistan’da 120 Bin Yıllık İnsanlara Ait Olduğu Düşünülen İz Bulundu

Nefud Çölü’nde keşfedilen ayak izinin insana ait olduğu kesinleşmesi durumunda Arap Yarımadası’ndaki ilk insanlara dair kanıt olacak.

Science Advances Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmaya göre Suudi Arabistan’da keşfedilen 120 bin yıllık ayak izleri bölgedeki ilk insanlara ait işaret olabilir.

Araştırmacılar, Nefud Çölü içerisinde eski bir gölde araştırma yaparken tortu erozyonu ile açığa çıkan yüzlerce fosilleşmiş ayak izini keşfettiler.

Alatar Gölü çevresinde keşfedilen 376 tarihi şekil aralarında atlara, develere ve fillere ait ayak izleri tespit edilirken; 400 bin yıl önce Akdeniz’de nesli tükenen fillerin tespit edilmiş olması da dikkat çekti.

Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü’nden çalışmanın başında bulunanlardan biri olan Mathew Stewart “Buluntuların potansiyelini ilk anda keşfetmiştik” diye açıklama yaptı. Açıklamaya “Ayak izleri, zaman içinde anlık görüntüler sağladıkları için benzersiz bir fosil kanıtı biçimidir, tipik olarak birkaç saati veya günü temsil eder, biz bunları diğer kayıtlardan anlamamaya eğilimindeyiz” ifadelerini de ekledi.

Araştırmacılar çölde izlerin hareket etmelerine ve izlerin oluşmasını sağlayan nemli koşulların görüldüğü zamandan veyahut son buzullar arası dönemden kalmış olduğuna inanıyor.

Araştırmacılar, Fosil ve arkeolojik kayıtların bu koşullarda insanların Afrika’dan Akdeniz’e göç etmelerinin kolaylaştırdıklarını söyledi.

Stewart, “Soğuk koşulların geri döndüğü son buzullararası dönemden sonra Neandertallerin bölgeye hareket ettiğine dair kesin kanıtımız var. Ancak ayak izleri daha çok insanları veya homosaphiensleri temsil ediyor” dedi.

Bölgedeki yaya trafiğini inceleyen uzmanlar, iz yoğunluğunun bölgede oluşan kuraklık ve azlan su nedeniyle göl çevresinde toplanan hayvanlara işaret ederken insanların bu bölgede yiyecek ve su aradığına inanılıyor.

İzlere ek olarak Stewart, “İnsanların gölü ziyaret ettiğini biliyoruz, ancak taş aletlerin veya hayvan leşlerinin kullanıldığına dair kanıtların olmaması, göle yaptıkları ziyaretlerin yalnızca kısa olduğunu gösteriyor” ifadelerini de ekledi.