Temmuz Krizi Nedir

30 Temmuz

Temmuz Ültimatomu, veya Temmuz Krizi, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun 23 Temmuz 1914 tarihinde Sırbistan Krallığı’na verdiği ültimatomdur. Bu ültimatom, Avrupa’da siyasî krize neden oldu. Sonrasında ise 1. Dünya Savaşı’na neden oldu.

Ültimatomun nedeni, Avusturya tahtının veliahtı olan Franz Ferdinand’ın, Sırp milliyetçi Nedeljko Çabrinoviç tarafından öldürülmeye çalışılmasıydı. Her ne kadar Arşidük suikastten sağ kurtulsa da aynı gün içerisinde bir başka Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip tarafından öldürüldü. ( Kaynak Vikipedi )

28 Haziran’da, Saraybosna’da Avusturya Arşidükü Ferdinand’ın suikaste uğraması: Sorumlu Sırp hükümeti mi? O zaman bilinmese de, Sırp ordusunun askeri istihbarat şefi Albay Dragutin Dimitrijevic (kısa adıyla, ‘Apis’) üç suikastçiyi eğitmişti.

Sırp başbakanı komployu keşfederek önlemeye çalışsa da sonra gizlemeyi tercih etti (May and Williamson: 351). B. 5-6 Temmuz’da, Almanya’nın Avusturya’ya boş çek vermesi. Bu çekle, Almanya, Avusturya’nın Sırbıstan’a savaş açmasını onayladı, hatta onu buna itti.

1. Almanya’nın beklentileri nelerdi?  Almanya, böyle bir savaşın Rusya’nın müdahalesini kışkırtacağını düşünüyor muydu? Kanıtlara göre (Geiss’e bakınız), birçok Alman Rusya’nın monarşik kardeşlik yüzünden sessiz kalacağını bekliyordu. Ayrıca pencereler de vardı

Almanya’nın fırsat pencereleri, Rusya ve Fransa’nın kırılganlık pencereleriydi. Bir takım küçük kanıtlar (ç.n. yazar orijinalde ‘straws in the wind’ metaforunu kullanıyor), bazı Almanlar’ın krizin gidebileceği noktayı önceden görebildiklerini gösteriyor.

İngiltere’nin bir müdahalesi bekleniyor muydu? Bir öncekinde olduğu gibi, kanıtlar bu konuda da tartışmalı. Ancak çoğuna göre, böyle bir müdahalenin Almanya tarafından düşünülmediği yönünde.

2. Almanya’nın istekleri nelerdi?  Almanya savaş istiyor muydu? Yönetici seçkinler bölünmüştü. Ordu, kıta Avrupa’sında bir savaş istese de, Kayzer ve Bethmann buna karşıydı. Bence, seçkinlerin üzerinde anlaşabileceği ortak nokta, küçük çaplı krizlerden zaferler elde etmekti. İkinci derecede istek, kıta savaşı olabilirdi.

Üçüncü iyi 6 istek, statükonun sürmesi;ve en az istenen ise bir dünya savaşıydı. Bethmann ve Kayzer statükoyu bir kıta savaşına tercih ederken, ordu böyle düşünmüyordu. Zaman içinde ordunun tercihleri öne çıktı ve 30 Temmuz’daki anlaşmazlıkta savaş tek seçenek olarak kabul edildi.

23 Temmuz’da Avusturya Sırbistan’a ültimatum verdi. Ültimatomun koşullarının iki gün içinde kabul edilmesi istense de koşullar Sırbıstan açısından kabul edilecek gibi değildi. Avusturya’nın planı Sırp ordusunu yok ederek Sırbistan’ı bir kukla devlet haline getirmekti.

Ancak bu ülkeyi kendi topraklarına katmak gibi bir düşünceleri yoktu çünkü kendi sınırları içinde daha fazla Slav istemiyorlardı.

25 Temmuz 18.00’de Sırbistan cevap verdi. Bazı koşulları kabul etmeyi düşünse de, Avusturyalı yetkililerin Ferdinand’ın suikasti ile ilgili ordu içindeki soruşturmaya katılmalarını reddetti (çünkü bu Sırbistan’ın rolünü ortaya çıkarabilirdi.) Bu cevabı alır almaz, Avusturya hükümeti, orduya Sırbistan’a karşı seferberlik ilan edilmesi emrini verdi.

Bu emir, 25 Temmuz akşamı saat 21.23’te orduya ulaştı; 27 Temmuz ‘Alarm Günü’ oldu; 28 Temmuz seferberliğin ilk günüydü. E. Sırbistan’ın saat 18.00’de verilmesi gereken cevabını bile beklemeden, 25 Temmuz saat 16.00’da Rusya öncül seferberliğe geçti.

Ayrıca Rus liderler daha sonraları Avusturya’ya karşı (ama Almanya’ya karşı değil) tam seferberliğin ilan edilmesini prensipte uygun buldular. Böyle bir seferberliğe hazır olunması ile ilgili emirler 24 Temmuz’da verilmişti (May ve Williamson: 369). Fransa da 25 Temmuz’da seferberlik öncesi hazırlıklara başlamıştı.

Ancak bunun kriz üzerinde fazla etkisi yoktu çünkü 28 Temmuz’a kadar böyle bir hazırlığın olduğu gizlendi. Niye Ruslar öncül seferberlik başlattılar? Ne gibi beklentileri vardı? Bilmiyoruz. Krizin en önemli kararlarından biri olan bu kararın neden verildiği hala açıklanamamıştır.

Şu durumlar da konuyla ilgilidir: 1. Kanıtlara göre, Rus liderler, Almanya’nın savaş koşullarını zorlayacağını ve erken davranıp hazırlık yapmaları gerektiğini düşünüyordu.

Rus Dışişleri Bakanı Sazanov Avusturya ültimatomunun koşullarını öğrendiğinde, ‘Bu Avrupa’da savaş demektir!’ yorumunu yapmıştı. Görülüyor ki, Ruslar daha bu durumda savaş bekliyorlardı: Almanya-Avusturya ittifakının Sırbistan’ı yok etmeyi amaçladıklarını; Rusya’nın da bu durumda ya bu duruma izin vereceğini ya da savaşacağını; buna izin vermeyeceklerine göre de savaşacaklarını düşünüyorlardı.

Muhtemelen, Rusya Sırbistan meselesinde taviz verse de, Almanlar’ın savaşmak için başka bir neden bulacağına inanıyordu. Sonuçta taviz vermeyi hiç düşünmediler. Eğer durum böyleyse, Ruslar, Almanya-Avusturya tarafından sürüklendikleri bir savaşta, öncül seferberliği başlatarak ilk hamle avantajını kullanmayı düşünmüş olabilirler.

Savaş kaçınılmaz olduğuna inanan Ruslar’ın kim erken seferberliğini tamamlarsa daha büyük avantaj elde edeceğini düşüncesine sahip olmaları, hızlı bir seferberliği mantıklı bir seçenek olarak ortaya çıkardı.

Not: Temmuz Krizi, Rusya tarafından teşhis edilen, Almanya’dan daha önceleri gelen savaş sinyallerinin bir devamıydı (örneğin, 1913 yılındaki Prusya’nın Napolyon’a karşı kazandıkları bağımsızlık savaşını 100.yıl kutlamaları gibi). 7 2. Rusyanın sivil yöneticileri (Sazanov ve Çar) görünüşe göre seferberliğin savaş anlamına geldiğini çok geç olana kadar farketmemişlerdi. Muhtemelen askerler onları seferberliğin ön hazırlıkları için onlar bunu farkedemeden önce ikna etmişlerdi.

3. Öncül seferberlik ve Avusturya’ya karşı kısmi seferberlik ilan ettiklerinde, Rus sivil yöneticilerin Rusya’nın ‘Ya Hep Ya Hiç’ şeklinde bir seferberlik planı olduğunu bilmedikleri görünüyor. Rusya, eğer Avusturya’ya karşı seferberliğe geçmişse, Almanya’ya karşı da geçmek zorundaydı. Daha da kötüsü, Rus Genelkurmay Başkanı 24-25 Temmuz’daki toplantılarında bu durumu Çar ve Sazanov’a açıklamamıştı. Bu yanlış algı, Rusya’nın Avusturya’ya karşı bir seferberlik kararını almasını kolaylaştırdı. Bu durum, Rusya’da siviller ve askerler arasında Almanlar’ı önlemek hususunda bir ayrışma olduğuna işaret ediyor: 24-25 Temmuz’da sivil yönetim Almanya’nın önlenmesi konusunda ikna edilmemişti. Ayrıca, bu durum Rus ordusunun sivillerin orduya karşı olan sarsılmaz inançlarını kötüye kullandıklarını da gösterir. Aslında, Avusturya’ya karşı kısmı bir seferberlik ilanı imkansızdı – Rusya ya tam seferberliğe geçecekti ya da hiç geçmeyecekti. Ancak 24 Temmuz’da Rus subaylar prensipte kısmı bir seferberliğin olasılığı konusunda, bunu sivillere bildirmeden, anlaşmışlardı (May ve Williamson: 368, 370).

4. Rus liderler, Avusturya’nın sahip olduğu suikastteki Sırp sorumluluğunu gösteren bilgileri, 25 Temmuz’daki öncül seferberlik ve 30 Temmuz’daki tam seferberliğe kadar bilmiyorlardı. F. 25-30 Temmuz’da, Almanya sıkı oynuyordu İngiltere, krizin çözülmesi için hakemlik yapabileceğini söyledi. Ancak Almanya, Avusturya’yı sanki önceden hazırlanmış bir planın sonunu getirmesi için sürekli kışkırtıyordu. Almanya Problemi: Avusturya’nın Sırbistan’a saldırması için 12 Ağustos’a kadar hazırlanması gerekiyordu. Ancak Almanya, diplomasi opsiyonunu ortadan kaldırmak için, Avusturya’yı savaş ilan etmesi için zorladı. Ve Avusturya 28 Temmuz’da savaş ilan etti. Bu da Rusya’yı 29 Temmuz’da kısmı, 30 Temmuz’da da tam seferberlik ilan etmeye sürükledi.

Ne olduğu ile ilgili bazı detaylar:

1. Bethmann, Kayzer’in barış çabalarını sabote etti: Sırbistan’ın cevabı Kayzer’e birkaç gün söylenmedi. 28 Temmuz’da cevabı okuyunca da, ‘Savaşın bütün sebepleri artık mevcut.’ diyerek Bathmann’a Avusturya’ya ‘Belgrad’da Duruş’ isimli bir barış planı önermesini istedi. Ama Bathmann bunu yapmadı!

Ancak 28 Temmuz’da geç saatlerde Avusturyalılar’a bir barış planını kabaca anlattı. Kayzer’in barışı ne kadar istediğinden hiç bahsetmedi.

2. Moltke, Bethmann’ın barış çabalarını sabote ediyordu: Bethmann tavrını değiştirerek, 29 Temmuz’da geç saatlerde gönderdiği mesajlarla Avusturyalılar’ı uçurumun eşiğinden çekmeye çalıştı.

30 Temmuz sabahı 2.30 ve 3.00’de gönderilen bu mesajlarda, Avusturya’nın ‘Belgrad’da Duruş’ planını kabul etmesi istendi. Bu değişiklikten bir sonuç beklemek çok fazla olurdu. 30 Temmuz’da bile Almanya Avusturya’yı krizi durdurması için tehdit etmedi veya ona krizi durdurması için çağrı yapmadı. Yine de bu bir değişiklikti.

a. Bu değişikliğe ne neden oldu? Bazıları bunu 29 Temmuz akşamı saat 9.23’te İngiltere’den gelen son uyarılar olduğunu iddia ediyor. Bazıları da, Rusya’nın ilan ettiği kısmi seferberliğin, Almanya’yı Rusya’nın sessiz kalmayacağına ikna ettiğini düşünüyor. Ben ayrıca Belçika’nın seferberlik planlarının etkili olup olmadığını merak ediyorum. 29 Temmuz saat 16.00’da Almanya, Belçika’nın seferberlik önlemleri ile ilgili ciddi bilgilere ulaşmıştı.

b. 30 Temmuz saat 14.00’te, Moltke, Avusturya’ya Rusya’ya karşı seferberliğe geçmesini ve Almanya’nın da kendisini izleyeceğini söz veren bir telgraf gönderdi. Büyük olasılıkla, barış çabalarına son vermesi için Bethmann üzerinde doğrudan etkili olmuştur.

Bethmann, 30 Temmuz sabahı herhangi bir harekette bulunmamıştı. Gerçekten savaşı önleme gibi bir niyeti olsaydı, Rusya’ya bir mesaj göndererek, Almanya’nın şimdi savaşı durdurmak için Avusturya üzerinde baskı uygulayacağını bildirir ve Rusya’ya seferberliği durdurmasını tavsiye ederdi. Aynı şekilde, İngiltere’ye de benzer bir mesaj göndererek, ondan Rusya’ya mukayet olmasını isterdi. Ama bunları yapmadı. Moltke’nin Bethmann’ı birşey yapmaması hususunda zorlaması veya ikna etmesi sebep olabilir mi?

Ancak, Moltke bunu yapsaydı bile, niye yaptığını bilmeyecektik. Birbirinden çok farklı iki yorum yapılabilir

Moltke, gerçekten de önceleri barışı korumak istiyordu. Ancak, Rusya, Fransa ve Belçika’nın seferberlik çalışmalarını gördüğünde, geri kalmamak için seferberlik başlatmaya ikna oldu.

Bu durumu da Bethmann kalbinde büyük bir hüzünle açıkladı. Rusya’ya karşı önleyeci bir savaş başlatmak isteyen Moltke, Temmuz krizi sonucunda Rusya, Fransa ve Belçika’nın seferberliğe geçmesini, Almanya’nın da aynı yola girmesine bir sebep olarak gösterebilmesinden mutluydu ve Bethmann’ın bu krizi bir barış fırsatına çevirmeye çalışmasına öfkeleniyordu. Ya ikna ederek ya da zorlayarak, Bethmann’ın barış çabalarını durdurmasını sağladı. İlk yoruma göre düşünüldüğünde, Birinci Dünya Savaşı, askeri faktörlerin Temmuz Krizi’ni fazlasıyla tehlikeli hale getirmesiyle, kasıtsız başlayan bir savaştır. İkinci yoruma göre ise, BDS, saldırgan niyetlerle Almanya’nın kasten çıkarttığı bir savaştır. Önce kışkırttığı sonra da sömürdüğü Rus seferberliğini, Avrupa’yı fethetmeyi planladığı bir savaşı başlatmak için mazeret olarak kullanmıştır.

Not: Almanya, Rusya’nın öncül seferberliğini başladıktan birkaç gün sonra 26 veya 27 Temmuz’da öğrenmişti (May ve Williamson: 349, 26 olduğunu iddia ediyor). Eğer gerçekten kıtasal bir savaş başlatmak gibi bir niyeti olmasıydı, bu haberlerle sarsılıp hemen Avusturya’yı ‘Belgrad’da Duruş’ planına zorlaması gerekmez miydi? Oysa ki 29 Temmuz’a kadar böyle bir girişimde bulunmadı. Buradan şu noktaya 9 varabiliriz ki Almanya, bir kıta savaşına temkinle yaklaşırken, bir dünya savaşından ise korkuyordu.

İngitere’nin Duraksaması. İngiltere, hiçbir zaman Almanya’yı kesin bir dille eğer bir kıta savaşı başlatırsa müdahale edeceği yönünde uyarmadı çünkü İngiltere’nin kendisi 3 Ağustos’a kadar ne yapması gerektiğine karar verememişti.

H. Rusya’nın seferberliği. 1. 29 Temmuz’daki kısmi seferberlik. Rusya bu seferberliği kısmen Avusturya’yı Sırbistan’a karşı seferberlikten caydırmak, kısmen de Avusturya’yı Sırbistan’ı işgalden caydırmak için ilan etmişti. Rusya, bu seferberliği Galiçya bölgesine asker yığmak için de yapmıştı çünkü 27 Temmuz’da Alman Bakan Jugow, müttefikleri, Rusya’nın sadece Avusturya’yı hedef alan bir seferberliğini kabul edebileceği hususunda ikna etmişti.

2. 30 Temmuz saat 05.00’te tam seferberliğe geçildi. Nedeni: savaşın kaçınılmaz olduğuna dair inanç. Bu inanç, iki nedenle oluşmuştu

Rusya’nın elinde, Almanlar’ın Ruslar’ın kısmi seferberliğinden rahatsızlık duyduğu ve Avusturya’nın da taviz vermeyeceği yönünde raporlar vardı. Ayrıca, Rus ordusunun, seferberliğin ‘Ya Hep Ya Hiç!’ olduğu, sadece güneye yönelik bir seferberliğin daha sonraları tam seferberliğe geçmeyi zorlaştıracağı yönündeki uyarıları da vardı.

Almanya’nın seferberlik başlattığına dair yalan raporlar geliyordu. I. Almanya’nın seferberliği. 30 Temmuz’da geç saatlerde (ama Rusya’nın tam seferberliğini öğrenmeden önce), Alman hükümeti ertesi gün öğle vakti seferberlik konusunda bir karara varmak için anlaştı.

Özünde bu karar duruma bağlı değişebilecek bir karardı. Eğer ki o zamana kadar krizi çözecek bir gelişme (örneğin Fransız ve Ruslar’ın hareketsiz kalması gibi) olsaydı, karar gözden geçirilebilirdi.

Almanya, büyük olasılıkla, Rusya ve Belçika’nın devam eden seferberlik hazırlıklarına, Rusya’nın 29 Temmuz’daki kısmi seferberliğine, ve Çarın Willy-Nicky yazışmasındaki sözlerini yanlış algılayan Kayzer’in Rus seferberliğinin 5 gün önce başladığına dair olan inancı yüzünden bu kararı almıştı.

Böylece savaş, Rusya’nın tam seferberliği ve Almanya’nın 31 Temmuz’daki seferberlik kararıyla kaçınılmaz hale geldi (yani savaşın başlaması fazlasıyla tayin edilmişti.)

Kriz hakkında göz önüne alınması gereken bir yorum. Alman askeri liderler, gizli bir şekilde seferberliği uzun süre devam edemezdi. Ancak Rus ve Fransız askeri liderler ise Almanya’nın bunu yapabileceğini inanıyordu. Hatta Fransa, bir hafta sürecek gizli bir seferberliğin mümkün olduğunu düşünüyordu (Joffre’nin anılarına bakınız).

Neden? Muhtemelen, Alman subaylar, Rusya ve Fransa’yı Almanya’nın seferberliğini mazur gösterebilecek olgunlaşmamış bir erken seferberlik başlatmalarını sağlayacak yanlış bilgileri bu ülkelerin askeri istihbaratlarına iletiyordu.

Joffrey, kendisinin ‘7 günlük gizli seferberlik’ fikrinin Alman ordusuna dair gizli istihbarata dayanarak oluşturduğunu söylüyor. Eğer ben de önleyici savaş isteyen bir Alman general olsaydım, Fransız istihbaratını yanlış bilgilerle doldururdum. (Bu spekülatif bir düşünce ama bunu karşı bir kanıt bulamadım)

Kaynak :

Vikipedi : https://tr.wikipedia.org/wiki/Temmuz_Ültimatomu
https://acikders.tuba.gov.tr/file.php/124/LectureNotes/birinci_dunya_savasi_kokenleri.pdf