Türkiye’de İlk Korona Virüs Vakası 1 Yıl Önce Bugün Görüldü

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Türkiye’nin ilk korona virüs vakasının İstanbul Tıp Fakültesi’nde görüldüğünü açıklamasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Bu süreçte Türkiye’de neler yaşandı?

2019 Yılı sonlarında Çin’de zatürreye benzer akciğer hastalığı vakaları hızla artarken yapılan araştırmalar sonucunda zatürreye benzer hastalığının yayılmasında yeni bir virüsün sebep olduğu ortaya çıktı. Solunum yolunu etkileyen, tedavisi ve o dönemde aşısı olmayan SARS-CoV-2 adlı virüs sebebiyle, dünyanın alarma geçtiği bu dönemde, Türkiye’deki haber bültenleri, dünyanın dört bir yanındaki hastanelerden korona virüs yoğunluğu manzaralarını ekrana taşıyordu.

Türkiye, bu süreçte erken tedbir alarak hastalığın ülkeye girişini engellemek için çalışmalara başladı ve uzman hekimlerden oluşan bir ekip kuruldu. Bu tedbirler kapsamında havaalanında termal kameralar kurulması, vakaların görüldüğü ülkelerden gelen yolcuların taramaya tabi tutulması, yine bu ülkelerden Türk vatandaşlarının tahliye edilmesi gibi önemli kararlar alındı. Bu tedbirler sayesinde 3 ay boyunca Türkiye “Virüs vakası olmayan ülke” statüsünde kaldı.

Tüm dünyayı saran korona virüs, Türkiye’de resmi olarak 11 Mart 2020’de görülmeye başladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, o vaka için “Hastanın virüsü, Avrupa teması üzerinden aldığı bilinmektedir. Dış dünyadan tamamen izole edilmiştir. Verilere göre tanı erken konmuştur, virüs bulaşmışsa bu çok sınırlıdır. Hasta bir erkektir ve genel durumu iyidir. Aile bireylerinin hepsi ve yakın çevresindeki tüm bireyler gözetim altındadır.” ifadelerini kullandı.

İlk korona virüs sebepli ölüm, ilk vakadan 6 gün sonra gerçekleşti

Sağlık Bakanı Koca 17 Mart 2020’de saat 23.45’te basın açıklaması yaparak Korona virüs sebepli ilk ölümün yaşandığını duyurdu.

Bakan Koca, vaka hakkında şu sözleri kullandı:

“Bu gece sizi ve bütün halkımızı gerçekten üzen bir haberi, aynı üzüntüyü hissederek bildireceğim. Bu cümleyi bu toplumun Sağlık Bakanı olmak yanında bir hekim olarak da kurmak istiyorum. Korona virüsle mücadelemizde bugün ilk kez bir hastamı kaybettim. Toplumu temsilen onu en yakın takip eden kişilerdenim.

Kendisi 89 yaşındaydı, virüsü Çin temaslı bir çalışanından aldı. İlk kaybımız olan beyefendiye Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesinin üzüntüsü hepimizin üzüntüsüdür, kendilerine sabır diliyorum. Hepimiz bu ölümü metanetle karşılamalıyız. Salgına dönüşmesi dünyada olduğu gibi ülkemizde de ihtimal dahilinde olan ve ciddi riskler içeren bu hastalığa karşı set çekmenin yolu tedbir almaktır.”

Korona virüs kaynaklı ilk sağlık çalışanı ölümü Nisan ayında yaşandı

Korona virüsle insanların yanı sıra sağlık çalışanları da üstün gayretle mücadele ediyordu. Korona virüs sebebiyle hayatını kaybeden ilk sağlık çalışanı ilk korona virüs vakalarıyla bizzat ilgilenen Çapa Tıp Fakültesi’nde görev alan Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu oldu.

Taşçıoğlu’nun vefatı ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Sayın Cemil Taşcıoğlu için Allahtan rahmet diliyorum. Kendisi çok iyi bir insandı. Görevi başında hayatını kaybetti. Ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum” açıklamasında bulunup, sosyal medya hesabından Taşçıoğlu’nu “Dostu olmaktan gurur duyduğu bir hekim” olarak nitelendirdi.

Taşçıoğlu’nun adı daha sonra Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 827 yataklı olacak yenileme projesinin tamamlanmasından sonra açılan şehir hastanesine verildi. Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi şu an kovid-19 salgınında kullanılmakta.

İlk vakadan bu yana 2020 yılı boyunca yaklaşık 305 sağlık çalışanı virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bir başka istatistiğe göre her 10 korona virüs vakası görülen kişilerden 1’i sağlık çalışanı oluyor. Türk Tabipler Birliği bu yıl ocak ayında 41 sağlık çalışanının korona virüs sebebiyle hayatını kaybettiğini açıkladı.

Korona virüs kısıtlamaları hayatımıza girmeye başladı

Dünya Sağlık Örgütü’nün Korona virüs salgınının artık küresel seviyeye (pandemi) ulaştığını açıklamasından sonra 12 Mart tarihinden itibaren 2 hafta süre sınırlamasıyla başlayan kısıtlamalar zamanla uzayarak kalıcılaştı.

1 Nisan’a gelindiğinde 70’e yakın ülkeye uçuş yasağı konulmuş, eğitim-öğretime ara verilirken tüm spor müsabakaları ve ligler ertelenmiş, Umre ziyaretinden dönenler dahil yurtdışından gelen binlerce vatandaş öğrenci yurtlarında karantinaya alınmıştı. Yine bu dönemde özellikle Umre’den daha önce dönen vatandaşların karantinaya alınmaması kamuoyunda tepki çekti.

Bu süre boyunca eğlence yerleri kapatıldı; cemaatle kılınan namazlar yasaklandı; 65 yaş üstüne ve 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı getirildi. Ardından berberler kapatıldı; gıda marketlerinin çalışma saatleri kısıtlandı ve de halihazırda kısıtlanmış olan yurt içi hava yolu ulaşımı izne tabi tutuldu.

İlk sokağa çıkma yasağı karmaşaya sebep oldu

10 Nisan’da İçişleri Bakanlığı 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta 48 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan etti. Türkiye’de o güne kadarki en kapsamlı sokağa çıkma yasağı olan bu uygulamanın, yasaktan tam iki saat önce İçişleri Bakanlığı tarafından duyurulması oldukça tepki çekti.

Kısıtlamayı duyan insanlar bakkal, market ve fırınlara akın etti, mesafe kurallarına rağmen hınca hınç dolu marketlerde insanların kasaların ve dükkanların önünde kuyruk oldu. Kamuoyunda oldukça tepki çeken bu görüntüler sebebiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “sorumluluğunu kabul ederek” istifa etti. Ancak Soylu’nun istifası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmedi.

Türkiye genelinde büyük kapanma söz konusu olmasa da zaman içinde sokağa çıkma yasakları ve korona virüs kısıtlamaları 81 ile yayıldı. Bugüne kadar hafta sonu ve bayram dönemlerinde alınan uzun sokağa çıkma yasakları ve kısa süreli kapanma önlemleri uygulandı.

Yeni normaller ve normalleşme süreci

Nisan ayından sonra vaka sayılarında azalma yaşanmaya başlayınca herkes “Normalleşme süreci” hakkında sorular sormaya başladı. Günlük hasta artışının binli sayılara gerilediğini, yoğun bakımda yatan ve entübe olan hastaların azaldığı Mayıs ayının başında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de normalleşmenin Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında kademeli olarak gerçekleşeceğini duyurdu.

Sokağa çıkma yasağını kapsayan yaş sınırlarının düşürülmesi ve berber ile kuaförlerin bazı önlemler çerçevesinde açılmasının önünü açan bu kararları çoğu uzman yerinde bulmadı. Uzmanlar normalleşme süreci yerine tedbirlerin daha çok arttırılmasını talep etse de bu talep karşılık bulamadı.

Kısıtlamaların gevşetilmesi kararları arasında en çok tartışılanların başındaysa 11 Mayıs’ta AVM’lerin yeniden açılması kararı oldu. Bu karar nedeniyle vaka sayıları yeniden artışa geçti. Bu durumla birlikte birçok meslek kuruluşu ve uzmanlar yetersiz önlemlerin alınmasından şikayetçi oldu.

Uzaktan eğitim süreciyle yeni eğitim sistemi oluştu

Pandemi ve yasaklardan en çok etkilenen kitlelerden birisi elbette öğrenciler oldu. Okulların ve Üniversitelerin kapanmasının ardından MEB ve YÖK kendi uzaktan eğitim sistemleri üzerine çalıştılar. MEB, TRT ile iş birliği yaparak uzaktan eğitim için TRT EBA kanalını kurarken YÖK’ün talimatıyla Üniversiteler kendi uzaktan eğitim ağlarını oluşturdu.

23 Mart’ta TRT’nin EBA TV yayınlarına başlamasıyla tartışmalar da başladı. EBA TV’nin nitelik olarak yeterli olmadığı tartışmaları başlarken, ülke genelinde elektronik eşitsizlikler yeni sorunları ortaya çıkardı. Evlerinde televizyonu veya internet erişimi olmayan yoksul ailelerin çocuklarının eğitimden geri kaldığı eleştirileri yapılırken, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk önce Mayıs, ardından Haziran ayında okulların tekrar açılabileceğini söyledi. Ancak 1 Haziran itibarıyla, Türkiye’de geniş kapsamlı normalleşme adımları atılsa da okullar açılmadı. Bunun yerine 15 Ağustos’tan sonra okullarda telafi eğitimi yapılacağı duyuruldu. 21 Eylül’de kademeli olarak yüz yüze eğitime başlayan okullarda, öğrenciler haftanın belirli günleri okula giderken diğer günler derslerini evden takip etti. Ancak bu uygulama da kısa sürdü. Ekim ayında artışa geçen vaka sayısı nedeniyle okulların kapalı kalmasına karar verildi.

Güncel korona virüs tablosu

Türkiye’de ilk korona virüs vakası açıklanmasının ardından herkes günlük vaka sayısını merak etmeye başladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, günlük korona virüs istatistiklerini ilk olarak ilk vakadan 2 hafta sonra 26 Mart’ta sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kocanın açıkladığı ilk verilerde 5 bin 35 test yapılırken bin 196 yeni tanı konulmuştu.

Bakan Koca, ertesi gün Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile yaptığı ortak basın toplantısında, günlük olarak yapılan test, vaka, can kaybı ve iyileşen hasta sayıları ile toplam verileri gösteren bir tablonun yayınlanacağını açıkladı.

Bakan Koca, tablo hakkında “Bu tablo internet üzerinden günlük bir şekilde görülebilecek. Bakanlık bunu dijital ortamda yayınlamış olacak. Bir günlük bir genel olmak üzere iki tablo olacak. Genel tabloda test sayısı, vaka sayısı, vefat edenlerin sayısı, yoğun bakım hasta sayısı, yoğun bakımda olup entübe edilen solunum cihazına bağlanan hasta sayısı, iyileşen hasta sayısı görülecek. Öbür tabloda günlük vefat, vaka ve test sayısını gösterilecek. Bu ikisini bir arada vermiş olacağız” dedi. İlk korona virüs tablosu 27 Mart’ta basın toplantısının ardından paylaşıldı.

Tabloda yapılan değişimler

Türk Tabipler Birliği, tablonun Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği standartların dışında olduğu ve verilerde eksiklik olduğuna dair iddialar ortaya attı. Bu iddiaların ardından tablo ve veriler üzerine tartışmalar başladı.

Sağlık Bakanlığı, düzenli olarak korona virüs tablosu paylaşırken geçtiğimiz Temmuz ayında tabloda değişikliğe gidildi. Sağlık Bakanlığı, burada toplam ve günlük vaka, vefat ve iyileşen hasta sayısı, yoğun bakımdaki toplam hasta sayısı ve toplam entübe hasta sayısı gibi verileri kamuoyu ile paylaşıyordu. Ancak Temmuz ortasında bu tabloda vaka sayısı ifadesi, hasta sayısı olarak değiştirildi. Yoğun bakım ve entübe hasta verileri yerine ise ağır hasta sayısı ve hastalarda zatürre oranı gibi veriler geldi.

Geçtiğimiz Eylül ayında Bakan Koca, kameralar karşısına geçip “Her vaka hasta değildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var ve büyük çoğunluğu bunlar oluşturuyor.” açıklamasında bulunması tablo verileri üzerinde yeni tartışmalara yol açtı. Bu tartışmalar üzerine Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı’na korona virüs tablolarının kendi oluşturduğu standartları üzerinden düzenlenmesi için çağrıda bulundu.
Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz Kasım ayında tabloyu yeniden güncelledi.

Ancak bu tabloda artan vaka sayılarının yanında iyileşen hasta sayısının azlığı tablo hakkındaki tartışmaların durmasına engel olamadı. Sağlık Bakanlığı tablodaki son değişikliği 12 Aralık‘ta yaparak tarihinden itibaren tedaviyle iyileşen hastalara ilaveten izolasyon süresi dolan ve negatife dönen vakalar tabloya eklendi ve tablo şu anki güncel halini aldı.

İlk korona virüs vakasının üstünden 1 yıl geçti ve bugün yayınlanan tabloda toplam 146 bin 386 test yapıldı ve semptom gösteren 821 kişiyle birlikte toplam 14 bin 46 yeni vaka tespit edildi. Toplam vaka sayısı 2 milyon 835 bin 989 oldu.

Toplam can kaybı 29 bin 290’a yükselirken, 2 milyon 659 bin 93 hasta iyileşerek sağlığına kavuştu.

Detaylı veriler için:
11 Mart 2021 Güncel Korona Virüs Verileri

Aşı umudu

Kovid-19, Dünya geneline yayılmaya başladığı günden bu yana bilim insanları araştırmalarını sürdürdü ve bazı ülkeler kendi aşılarını üretmeyi başardı. Yapılan testler sonucunda yüksek etkinlik oranı açıklanan ilk aşılardan BioNTech-Pfizer aşısının Avrupa Birliği ve ABD’de ruhsat onayına başladığı Kasım 2020’de, Türkiye’de de aşı konusu en çok konuşulan konuların başında geliyordu.

Başarı oranıyla umut yaratan bir diğer aşı da Çin’in SinoVac şirketine ait CoronaVac aşısıydı. Sağlık Bakanı Koca, 11 Aralık’tan itibaren ülkemizde aşı çalışmalarının başlayacağını ve Çin’in CoronaVac aşısıyla aşılanma sürecinin başlayacağını açıkladı.

Aşıların teslimatının ardından 13 Aralık’ta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, canlı yayında aşı olarak aşı sürecini başlattı. Böylece ilk sağlık çalışanlarına Çin’in CoronaVac aşısı uygulandı.

Sağlık Bakanlığı ayrıca aşı için düzenli olarak güncellenen Aşı Tablosu da paylaşmaya ilk aşıyla beraber başladı. Paylaşılan güncel aşı verilerinde toplam 10 milyon 558 bin 253 aşı uygulandı. 2. Doz aşı uygulamasının başlamasının ardından bugüne kadar 2 milyon 725 bin 54 kişi 2. doz aşısını aldı.

Bugün Türkiye ve Dünya ne durumda?

Dünya Sağlık Örgütü ve WorldOMeter’in korona virüs verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 120 milyon korona virüs vakası açıklanırken, 2.6 milyon kişinin hayatını kaybettiği ve yaklaşık 95 milyon kişi sağlığına kavuştuğu duyuruldu.

Dünya genelinde en çok vaka görülen 10 ülke sırasıyla Amerika, Hindistan, Brezilya, Rusya, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, Türkiye ve Almanya.

Dünya genelinde en çok ölüm yaşanan 10 ülke ise sırasıyla Amerika, Brezilya, Meksika, Hindistan, İngiltere, İtalya, Rusya, Fransa, Almanya ve İspanya.

Dünya genelinde en çok günlük vaka sayısı bildiren 10 ülke de sırasıyla Brezilya, Amerika, Fransa, Hindistan, İtalya, Polonya, Çekya, Türkiye, Almanya ve Rusya.

Sağlık Bakanı Koca: O günlerle arayı açmayalım, yolu birlikte kısaltalım

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, giderek artan vaka sayılarıyla ilgili olarak sosyal medya hesabından şu yorumda bulundu:

COVID-19’dan, gripten bahsedermiş gibi bahsedeceğimiz günler de gelecek: “Üzerinize afiyet! Biraz Korona olmuşum.” O günlerle arayı açmayalım. Yolu birlikte kısaltalım.